Röportaj: Burak Selim Şenyurt

Röportaj: Burak Selim Şenyurt

Burak hocam merhaba. Bu yoğun çalışmalarınız arasında değerli zamanınızı bana ayırdığınız   için çok teşekkür ederim. Öncelikle kendinizi Gelecex.com takipçilerine  tanıtır mısınız?

Merhabalar Nazif. Ben de bana böyle bir röportaj fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim.

Aslen Matematik Mühendisiyim ve 2003 yılından beri profesyonel olarak yazılım geliştirme işinde yer almaktayım. Son 1,5 senedir Innova firmasında Uygulama Geliştirme Danışmanı olarak görev alıyorum. İlk iş deneyimimi 1999-2001 yılları arasında Delphi programcısı olarak yaşamama rağmen askerlik görevimi takiben başlayan iş yaşantımda sadece .Net teknolojileri ile proje geliştirdim ve geliştirmeye devam etmekteyim.

Bu anlamda sırasıyla Bizitek, Netron gibi firmalarda görev aldım. Netron firmasında 3,5 yıla yakın bir süre eğitmenlik yaparak .Net bilgimi genç yazılımcı arkadaşlarımızla paylaşmaya gayret ettim. Paylaşmanın tadına ilk olarak 2003 yılında vardım ve C#Nedir? de başlayan editörlük serüvenim NedirTv?com ile devam etti/ediyor. Son yıllarda .Net teknolojileri ile ilişkili olarak klavyeye aldıklarımı kişisel bloğumdan(www.buraksenyurt.com) paylaşmaya gayret ediyorum.

2006 ve 2007 yıllarında Microsoft tarafından C# kategorisinde MVP ünvanını layık görüldül. 2008, 2009 ve 2010 yıllarında ise Connected Systems – Developer kategorisinde MVP seçildim. Bu nedenle ağırlık olarak C#, WCF, WF gibi .Net alt yapıları üzerinde uzmanlaÅŸmaya çalıştığımı ifade edebilirim. Tüm hayatım boyunca İstanbul sınırları içerisinde ikamet ettim. Sadece vatani görevimi yerine getirmek üzere(16 ay Yedek Subay) Ankara’ da ikamet ettim.

Yazılım  hayatına nasıl girdiniz ?  Nereden başladınız?

Yazılıma olan merakım üniversite yıllarında baÅŸladı. 1993 yılında üniversiteye girdiÄŸimde okulda GwBasic programlama dili ders olarak verilmekteydi. Bilgisayar labarotuvarımıza 286 iÅŸlemcili bilgisayarlar gelmiÅŸ ve 5 çeyreklik disketler yerine 1.44 Mb’ lık olanları kullanılmaya baÅŸlanmıştır. Bilgisayarlarımızın hard disk sürücüleri yoktu. MS-DOS iÅŸletim sistemlerini disketten yükleyerek iÅŸletiyorduk. O yıllarda bilgisayara olan merakım önceleri donanımsaldı. Düzenli olarak yeni çıkan teknolojileri ve donanımları takip etmeye gayret ediyordum. Taki Delphi programlama dili ile karşılaÅŸana kadar. Çok etkilenmiÅŸtim. Özellikle görsel anlamda olay güdümlü bir arayüz tasarlamak ve bir düğmenin arkasına yazılan kodlar ile bir süreci yürütebilmek beni çok heyecanlandırmıştı. O zamanlar içimde bir programcılık sevgisi olduÄŸunu anlamaya baÅŸlamıştım. Ancak bu yolun ne kadar zorlu olabileceÄŸi ve yazılım dünyasının programcılık formatından çıkarak yıllar içerisinde ayrı bir evren haline geleceÄŸini hiç düşünmemiÅŸtim.

Yazılımı seviyorum. Ama Türkiye’ de deÄŸil :(   Bunu söylemek çok acı ama ne yazık ki ülkemizdeki pek çok yazılım evi halen daha yazılım geliÅŸtirme süreçlerine hakim deÄŸil. Bu durum, yazılan ürünlerin özellikle arka plan kodlarını kalitesizleÅŸtiren bir durum. Elbette kaliteli yazılım üretmek için, kaliteli bir ekip kurmanız gerekir. Ama bu da yeterli deÄŸildir. Yazılım ÅŸirketinin en uç kademsinden baÅŸlayarak altlara doÄŸru iniÅŸinde gerekli bir ÅŸirket vizyonunun olması ÅŸarttır. Bu vizyonun yenilikçi olmaya çalışması, kaliteyi yakalamak için gerekli harcamaları göze alması ve yatırımları yapması önemlidir. Ülkemizde bunu dikkate alan, yapabilen çok az firma olduÄŸuna inanıyorum.

Gün geçmiyor ki yeni bir makaleniz ya da webineriniz yayinlanmasin. Kendinizde bu enerjiyi nasil buluyorsunuz hocam? Özel bir program  mı uyguluyorsunuz? :)

Aslında bu bir sistem meselesi. Yıllar önce oturtmaya çalıştığım ve başardığımda aradan uzun yıllar geçtiğini fark ettiğim bir iş disiplininin sonuçları olduğunu ifade edebilirim. Bu disiplinin en önemli noktası, paylaşmaya olan açlık. Bunu şu şekilde açıklayabilirim. Bir dönem kendimi hafta da 1 makale yazmaya terbiye etmiştim. Ama takdir edersiniz ki makale yazmak veya teknik içerikli bir yazı hazırlamak(eğer uzun olacaksa) pek de kolay bir iş değil.

Kendi yaşantınızdan oldukça fazla ödün vermenizi gerektirebiliyor(Ailenizden, sevdiklerinizden, işinizden, serbest vakitlerinizden çaldığınız zamanlardan bahsediyorum). O dönemlerde şunu çok iyi hissettiğimi biliyorum. Makale yazmadan geçirdiğim haftalarda kendimi huzursuz hissederdim. İşte işin sırrı buydu. Bu huzursuzluk beni yeni bir yazı yazmaya, araştırmaya itmiştir. Tabi zaman içerisinde yazı yazmak yerine Webcast, Screencast gibi görüntülü eğitimlerin daha fazla işe yaradığını gördüğümü de ifade etmek isterim. Bu nedenle son yıllarda özellikle Nedirtv?com büynesindeki çalışmalarıma oldukça ağırlık verdim. Görsel eğitimlerde konuyu çok daha etkin anlatmak, ispat edebilmek, canlı olarak göstermek ve kayıt altına almak gibi imkanlara sahipsiniz. Üstelik bu tip görüntülü eğitimler hafıza da daha kalıcı olabiliyorlar.

Bu arada bildiÄŸiniz üzere bir Çıraklık projem var. Yazı yazmak ve görsel materyal hazırlamak her zaman hayatımda yer alacak ama disiplinimi kaybetmeden önce birisine aktarmak düşüncesindeyim. Çünkü asıl olan sadece Burak Selim Åženyurt’ un bilgi paylaÅŸması deÄŸil, iÅŸe yarar bilginin özellikle kendi dilimizde Türkçe olarak paylaşılabilmesidir. Bu bilgi paylaşımını benden çok daha düzgün, efektif yapabilecek bir çırak adayı seçiminden sonra huzurlarınızdan ayrılmam söz konusu olabilir.

Teknik sorularımıza  geçersek eger ASP.NET 4.0 ile gelen yenilikler hakkında ne düşünüyorsunuz ? Sizin için en önemli özelliği hangisi oldu ?

Asp.Net 4.0 tarafında oldukça fazla yenilik var. Bunlar arasında benim en çok dikkatimi çeken SEO(Search Engine Optimization) için getirilen yenilikler. SEO için kontrollerin ürettiÄŸi HTML çıktılarından, Routing’ e kadar pek çok noktada yenilik yapılmış durumda. Bu bence arama motorlarında üst sıraları zorlamak isteyen geliÅŸtiricilerin oldukça iÅŸine yarayacak bir özellikler bütünü. Zaten bu bütünün etkilerini ASP.NET MVC(Model View Controller) içerisinde de görmekteyiz.

C# 4.0 ile gelen yenilikler hakkında ne düşünüyorsunuz ? Sizce yazılımcıların işlerini kolaylaştıran çözümler üretildi mi ?

C# 4.0 tarafında gelen yenilikler arasında benim için en çok ön plana çıkan dynamic kullanımıdır. Aslında dinamik diller ile olan etkileÅŸimi saÄŸlayan DLR(Dynamic Language Runtime) .Net Framework 4.0′ un bir özelliÄŸi olarak düşünülmelidir. Dolayısıyla dile direkt olarak baÄŸlamak pek doÄŸru olmayabilir. Tabi bu noktada Optional and Default Parameters, Ommiting Ref, Covariance Contravariance Generics vb diÄŸer özelliklerin, Office programlama konusunda oldukça önemli ve kolaylaÅŸtırıcı avantajlar saÄŸladığını da ifade etmeliyim.

Paralel programlama hakkında ne düşünüyorsunuz ? Geleceğini nasıl görüyorsunuz ?

Bence özellikle servis bazlı mimarilerin yaygın olarak kullanıldığı günümüz uygulamalarında, Azure gibi internet tabanlı iÅŸletim sistemlerine geçtiÄŸimiz, görsel ve iÅŸitsel anlamda zengin donanımsal cihazlara girdiÄŸimiz ÅŸu dönemlerde, paralel programlamanın daha da kolaylaÅŸtırılması ve etkisinin arttırılması çok önemliydi. .Net Framework 4.0 ile release olan paralel programlama alt yapısının bu anlamda çok önemli bir yere sahip olduÄŸunu düşünüyorum. Artık geliÅŸtireceÄŸimiz ürünlerin içerdiÄŸi karmaşık algoritmaların veya süreçlerin çalıştırılmasında, çekirdek sayısı ve iÅŸlemci gücünü paralel kodlayarak en üst düzeyde kullanabilme ÅŸansına sahibiz. Bu sebepten paralel programlanın gelecekte önemli bir yeri var. Elbette paralel programlama için Framework’ e sunulan özellik ve kabiliyetler ÅŸart deÄŸil. Ancak en basit anlamda tekrar eden bir sürecin paralele olarak iÅŸlemci gücüne göre bölünmesi için dahi dikkatli ve zorlu bir kodlama gerekmekte. Oysaki TPL içerisinde yer alan Parallel.For, ForEach<T> gibi metodlar yardımıyla, bu tip iÅŸlemler son derece basitleÅŸtiriliyor.

Nitekim özellikle matematiksel olarak zaman olan pek çok algoritmanın paralel olarak çalıştırılabilmesi işlem ve hesaplama sürelerini kısaltmakta ve düşünen makinenin daha hızlı reaksiyon vermesine olanak sağlamaktadır.

.NET sizce yazılımcılar için yeterli güvenlik çözümleri sunabiliyor mu ? Bu metodları yeterli görüyor musunuz ?

Güvenlik bildiÄŸiniz üzere çok geniÅŸ bir konu. Veri güvenliÄŸinden, uygulamanın kod güvenliÄŸinden tutunda, servisler ile istemciler arasındaki haberleÅŸmede akan mesajların ÅŸifrelenmesine, doÄŸru ÅŸekilde taşınmasına kadar pek çok yerde önem arz eden bir konu. Ben olaya servisler açısından baktığımda özellikle WCF tarafında, ortak ve kabul görmüş güvenlik ilkelerinin rahatlıkla ve kolayca uygulanabildiÄŸini görmekteyim. Bu anlamda yeni güvenlik politikaları ve standartları çıktıkça da WCF alt yapısı bunu desteklemektedir. Ancak yine de güvenlik hassas bir konu olduÄŸundan özellikle Microsoft’ un Patterns&Practices serisinde yer alan dökümantasyonları takip etmenin çok yararlı olacağı kanısındayım.

Nitekim kılavuz niteliğindeki bu dökümanlarda, vaka bazlı olarak nasıl hazırlıklar yapılması gerektiği açık bir şekilde belirtilmektedir. .Net tarafında güvenlik konusuna bakanların ve özellikle de servis tarafında geliştirme yapanların mutlaka bu kılavuzlara bir göz atması gerektiği kanısındayım.

Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir? Herhangi bir sürpriziniz var mı hocam?

İlerleyen yıllarda özellikle Nedirtv?com bünyesindeki iÅŸlerime daha fazla ağırlık vermeyi planlamaktayım. Bu da daha fazla Webcast, Screencast daha az yazılı materyal anlamına geliyor. Bu noktada özellikle belirli konularda seri ÅŸeklindeki eÄŸitim materyallerini hazırlamayı planlıyorum. ÖrneÄŸin WCF Öğreniyorum, C# Öğreniyorum(Henüz baÅŸlamadı) vb…

Diğer yandan şu andaki en büyük projem bildiğiniz üzere Çıraklık. Bu proje eğer istediğim gibi başarıya ulaşırsa sektöre bilgi paylaşımı açısından yeni ve taze bir kan sağlanacağı inancındayım. Üstelik diğer MVP üstadlarıma da yol gösterebileceğimi ve örnek olabileceğimi ümit ediyorum. Umarım yüzümün akıyla çıkabilirim bu işten.

Yazılım alanında kendine kariyer yapmayı düşünen, yazılımcı  olmayı hedefleyen arkadaşlarımıza  tavsiyeleriniz nelerdir?

Zaman Yönetimi

Yazılımci için İşsizlik

.Net’e Nereden BaÅŸlamalıyım?

Yazılımcının Kendini Eğitmesi başlıklı yazıları okumalarını önerebilirim.

Çıraklık başvurularını  takip eden arkadaşlarımız  mevcut. Son durum nedir hocam, adaylari çok zorluyor musunuz? Ve en çok merak edilen konulardan birisi sorduğunuz sorular. Ne tarz sorular soruyorsunuz?

Sorulara cevap vermeye başladığım tarih itibariyle 20nci sorudayız. Süreç oldukça zorlu. Bu nedenle işin en başında veya ilerleyen zamanlarda bırakanlar oldu. Devam edenler arasından 10 şanslı kişi eleme turuna kalacak ve onlardan birisi Çırak olarak 1 Şubat 2011 tarihinde açıklanacak. Tabi ki sorulan sorular ile birlikte. Dolayısıyla sorulan soruları ve ne amaçla sorulduklarını resmi anlamda bu tarih itibariyle öğreniyor olacaksınız.

Bana zaman ayırdığınız  için tekrardan çok teşekkür ederim . Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Son olarak gelecex.com okurlarına neler söylemek istersiniz?

Ben de sizlere bu güzel ve özenle hazırlanmış sorularınız için teşekkür ediyorum. Umarım okurlar için faydalı ve işe yarar bilgiler verebilmişimdir. Herkese mutlu günler dilerim.

Burak Selim Åženyurt‘a UlaÅŸmak için:

Facebook

Web



Bu Yazıya Ait Yorumlar (1)

    Görkem Sezgin

    Nazif harika bir röportaj olmuş kardeşim.Tebrik ederim.

    Cevapla
Yorum Yapabilirsiniz
  • İsim:
  • E-mail:
  • Yorum:

Üst
sevisme sahnesi sex video sevisme sahneleri besiktas galatasaray fenerbahce trabzon jigolo play off, maç özeti travesti suriye haberleri film izle